Dönüşüm ile Bilinmeyen Dünyaya Yolculuk

Dönüşüm ile Bilinmeyen Dünyaya Yolculuk

Dönüşüm ile Bilinmeyen Dünyaya Yolculuk
Dönüşüm ile Bilinmeyen Dünyaya Yolculuk Hande
Bu içerik 95 kez okundu.
Reklam

Dönüşüm ile Bilinmeyen Dünyaya Yolculuk

Dönüşüm, Franz Kafka tarafından 1912'de yazılan ve ilk kez 1915'te yayımlanan bir romandır. Dönüşüm'ün, Franz Kafka'nın en iyi edebiyat eserlerinden biri olduğu söylenir. Yabancılaşma ve sorumluluk gibi önemli temaları yakalama konusunda sıra dışı bir başyapıttır. Modern bir toplumda yaşamanın zorluklarını ve ihtiyaç anında, başkalarını kabul etme mücadelesini gösterir. Bir gecede dev bir böceğe dönüşen, bir anda ailesi için bir utanç nesnesi haline gelen, kendi evinde bir yabancı, özünde yabancılaşmış bir adam olan genç bir adamın hikâyesidir. İnsanın yetersizlik, suçluluk ve tecrit duyguları üzerine ürkütücü, oldukça komik ve bir meditasyon olan Dönüşüm, yirminci yüzyıl kurgusunun en çok okunan ve en etkili eserlerinden biri olarak yerini almıştır. Bu kitapta Kafka, kişisel hayatının hem zihinsel hem de fiziksel olarak birçok olumsuz yönlerini doğrudan yansıtır. Kitabın başkarakteri Gregor Samsa ile babası arasındaki ilişki, birçok yönden yazar ve babası Herrmann arasındaki ilişkiye benzer. Dönüşüm, ayrıca Kafka'nın düzinelerce ayrıntılı yöntemle kendi yok oluşunu hayal ettiğini gösteren, bazı günlük girişlerine de benzerlik göstermektedir. 

Dönüşüm Konusu

Dönüşüm tuhaf, şaşırtıcı ve komik bir açılışla başlar. Ailesini geçindirmekle yükümlü bir satıcı olan Gregor Samsa, bir sabah uyandığında trenini kaçırdığını fark eder ve stresli satıcılık işine geç kaldığı için endişelenirken dev bir böceğe dönüştüğünü keşfeder. Garip yeni vücuduyla tanışır ve dehşete düşer. Birden, yerine getirilmesi gereken günlük sorumluluk rutinini düşünmeye başlar. Annesi, babası ve kız kardeşi Grete bir şeylerin ters gittiğini anlar ve kapısını çalar. Ailesi, onun hasta olabileceğinden şüphelenir ve ondan alışkanlıktan dolayı kilitli tuttuğu kapıyı açmasını ister. Ancak Gregor, sesinin de değiştiğini ve insan konuşması üretemediğini ve kapıyı da açamayacağını anlar. Yataktan kalkmaya çalışır ama dönüşmüş vücudunu hareket ettiremez. Bu sırada, müdürünün Gregor'un neden işe gelmediğini öğrenmek için eve geldiğini duyar. Kitap ilerledikçe, ailesi onun yeni görünümü karşısında şoke olur. Gregor, insanlığına tutunmaya çalıştıkça ondan uzaklaşır çünkü yeni hali, ona yeni zevk veren şeylere yönelmesine neden olur.

Karanlık yerlerde, tavanda ve duvarlarda sürünmekten keyif alır ve sadece çürük yiyecekleri yiyebilmektedir. İlk başta, kız kardeşi Greta, Gregor'un ihtiyaçlarıyla ilgilenir, onu besler ve ziyaret eder. Ancak zaman geçtikçe Grete’nin de öncelikleri değişir. Ailenin Gregor'un var olduğu gerçeğini görmezden gelmesi, onunla ilgilenmeye devam etmekten daha kolay hale gelir. Kitap boyunca Gregor'un sağlığı, giderek zayıflar ancak ailesinin diğer üyeleri tarafından bu, fark edilmez bile. Gregor Samsa'nın insandan böceğe dönüşmesi, ailesinin de dönüşmesine yol açmıştır. Gregor insan iken ailenin reisiydi. Ailesinin borçlarını ödemeye yardım eden bir satıcıydı. Gregor'un ailesi, ona bağımlıydı ve o bir böceğe dönüştüğünde aile, Gregor'suz hayatta kalabilmek için değişmek zorunda kaldı. Bu, iki başkalaşımı gösterir: Gregor'un insan olarak işlevliği ailede işlev bozukluğuna, Gregor’un işlev bozukluğu aile işlevliğine yol açmıştır.  

Gregor'un dönüşümü, üstesinden gelmesi gereken bir dizi duygusal geçişi ve engeli de beraberinde getirir. Ana şey, ailesinden, işinden ve evin geçimini sağlayan biri olarak önceki rolünden ayrılmadır. Gregor insanlığına, hayattaki rolüne ve eski kişiliğine yabancılaşmıştır. Oradan, ailesinden ayrı olarak hayatlarının onsuz devam ettiğini dinlemektedir. Gregor artık vücudunun insan vücudu olmadığını ilk gördüğünde tek düşüncesi ailesidir.  O durumda bile işe gidemeyeceğinden ve işini kaybedeceğinden endişe duyar. Kitabın ilk sayfaları, Gregor'un yeni bedenini eski bedeninin kolayca yapabileceğini yapmaya zorlama mücadelesine ayrılmıştır. Babasının borçlarını ödemek, kız kardeşine ve annesine destek olmak için ailesine karşı olan sorumluluğu umursar. Okuyucunun, Gregor’un dönüşümünden sonra ailesinin kendisine karşı ne gibi sorumluluklara sahip olduğunu ve bunu nasıl yerine getirmediklerini de düşünmelidir.

Dönüşüm Analizi

Franz Kafka'nın Dönüşüm adlı kitabındaki yabancılaşma ve sorumluluk temaları, insan olmanın ne anlama geldiğine ve çevrenizdekiler sizi böyle görmeyi bıraktığında ne olduğuna değinmektedir. Aynı zamanda bu kitap bize insanların nasıl bağımlı canlılar olduğu, insanların çevre, finansal durum, sosyal statü ve hatta diğer insanlar gibi şeylere bağımlı olma eğiliminde olduğu ve genellikle bizi en çok incitenlerin en sevdiklerimiz olduğu gerçeğini de göstermektedir.   

Hikâye gerçeküstü olabilir, ancak Kafka’nın bu kitabı gerçekliğin yüksek bir yansımasıdır. Bedeni değişse de, Gregor'un endişeleri pragmatik, günlük şeylere odaklanmaya devam etmektedir. Kitapta Gregor'un özverili yanını ve ailesine bağlılığını görüyoruz. Gregor'un önceki yaşamı başkalarına karşı sorumluluk rutinlerine adanmış olsa da, şimdi yeni bir sorumluluk yükü vardır. Artık kendi bedeni onu çalıştırır ve engeller.

Gregor'un ailesi, geçimleri için Gregor'a bağımlı olmalarının getirdiği ek karmaşıklıkla Gregor'a sadakat gösterir. Hikâyede sıklıkla olduğu gibi, niyetler karmaşıktır. Olumlu görünen bir yüzey daha sert bir gerçeği maskeleyebilir ve bunun tersi de geçerlidir. Modernist bir roman olarak Dönüşüm, aşina birkaç yazım tekniğine sahiptir. Bunlar bakış açısı, dil ve şiir teknikleri ile ilgilidir. Aynı zamanda okuyucu kitapta metafor, ironi ve sembolizm örneklerini de bulabilir.

Franz Kafka Hakkında

Franz Kafka, 3 Temmuz 1883'te şimdi Çek Cumhuriyeti olan Prag, Bohemya'da doğdu. Orta sınıf, Almanca konuşan bir Yahudi ailenin en büyük ve tek erkek çocuğuydu.  Babası Hermann Kafka oldukça asabi ve öfkesini çoğu kez oğluna yönelten ve onun edebiyata kaçışına saygısızlık eden bir babaydı. Franz Kafka hayatını, baskın babasının gölgesinde, aile işini devralması için sürekli baskı altında yaşadı. Kafka'nın babası Franz'ı, bir başarısızlık olarak gördü ve yazdıklarını onaylamadı çünkü Franz'ın kendisi gibi bir iş adamı olmasını istiyordu. Franz'ın bir iş adamı olmasını isteme konusundaki bu saplantı, Herrman'ın oğlunu dövmesine bile neden oldu. Franz Kafka, 3 Haziran 1924'te gırtlak tüberkülozundan öldü.

“Dayanılmaz olan aslında yaşam değilmiş, insanlarmış” diyen Kafka'nın edebi eserleri, kısa öyküler ve bunların birçok bölümleri, bitmemiş üç roman, günlükler ve yazışmaları içerir. Kafka, yalnızca birkaç eseriyle, onları yayımlatmayı kabul ettiği ölçüde tatmin oldu. Ölümünden önce yazdıklarının birçoğunu yaktı ve kendini yok edemediği her şeyin onun adına imha edilmesini istedi. Ancak arkadaşı Max Brod, Kafka’nın imha edilmesini istediği eserlerini yayımlattı. Franz Kafka kendisini bir yazar olarak görmedi. Yazarları, düzenli olarak yazan, hatta yazarak geçimini sağlayan edebi profesyoneller olarak adlandırdı. Bu tür yazarlara en azından dışarıdan hayrandı. Yazdıklarını her zaman “yazı” olarak adlandırsa da, ölümünden sonra dünyanın en ünlü yazarlarından birisi olarak kabul gördü.  

 

Reklam
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İmamlar AKP’li belediyeden özel plaj günü istedi
İmamlar AKP’li belediyeden özel plaj günü istedi
Trabzon uyarıldı!
Trabzon uyarıldı!