Reklam
Reklam

30 milyon istihdamın en azından 20 milyonunu ilgilendiriyor demektir.

Bazı çalışanlarda kıdem tazminatıma devlet tarafından el mi konacak diye bir korku bile var.Gerçekte kıdem tazminatında ne olacak? Ne yapılmak isteniyor ve ortaya nasıl bir sonuç çıkabilir?

30 milyon istihdamın en azından 20 milyonunu ilgilendiriyor demektir.
30 milyon istihdamın en azından 20 milyonunu ilgilendiriyor demektir. hande
Bu içerik 119 kez okundu.
Reklam

Bazı çalışanlarda kıdem tazminatıma devlet tarafından el mi konacak diye bir korku bile var.Gerçekte kıdem tazminatında ne olacak? Ne yapılmak isteniyor ve ortaya nasıl bir sonuç çıkabilir?

ÇALIŞANLAR ÇALIŞTIKLARI SÜRECE ETKİLENMEYECEK


 Öncelikle bir kaç konuyu aydınlatalım.

-Birincisi halen çalışanların kıdem tazminatında bir değişiklik olmayacak. Bu tazminatlar çalışan, çalışmaya devam ettiği müddetçe işyerinde kalacak ve işyeri tarafından ödenecek. Hukukta kazanılmış haklar korunur ve geriye yönelik işletme olmaz.

-Ancak ayrılma veya çıkarılma durumundan sonraki yeni bir işe girişlerde Kıdem Tazminatı Fonu devreye girecek. Ya da işe yeni girenlerin tazminatları fona tabi olacak. Maaştan her ay kıdem tazminatı için belirlenen oranda kesinti işveren tarafından yapılarak Fon’a yatırılacak. Dolayısıyla mevcut çalışanlar işyeri değişikliğinden sonra Kıdem Tazminatı Fonu ile muhatap olacaklar.

-İşveren çalışılan her ay için Fona ödeme yapacak ve bu çalışan adına burada değerlendirilecek. Faize, menkul kıymete veya faizsiz yatırım araçlarına yatırılacak. Getirisi ana parayla birlikte çalışana ait olacak. Çalışan da hesabını izleyebilecek. Konulacak süre sonunda mesela 10 yıl sonra Fonda birikenler sahipleri tarafından çekilebilecek. Ya da çekilmeyip çalışma hayatının sonunda topluca alınabilecek.


TUZU KURU OLANLAR

-Mevcut sistemde bazı çalışanların tazminatlarını alamamaları Kıdem Tazminatı Fonu için en önemli gerekçe gösteriliyor. Ya işveren zor durumda, iflas etmiş ya da kötü niyetli ve tazminat ödememek için dolambaçlı yollara sapıyor. Bunun örneklerine sık rastlıyoruz.

-Ama çoğunluğu da kıdem tazminatlarını ödüyor. En başta büyük şirketler, kurumsallaşmış olanlar, kar edenler bu edinimini yerine getiriyor. Getirmeyen olursa da hukuki yaptırımlarla karşılaşıyor. Mahkemeler genelde çalışanları haklı buluyor. İşverenler bu konudan sürekli yakınıyor. Bu tür şirketlerde çalışanlar mevcut durumun sürdürülmesinden yana. Çünkü kıdem tazminatı haklarında muğlaklık söz konusu değil ve ödenmesi konusunda endişeleri de yok. Bir anlamda tuzları kuru.

DEVLET NİYE FON İSTİYOR?


-İşçi ve işveren arasında doğrudan taraf olmasına karşılık devlet niye böyle bir fon kurmak istiyor? Tutarı 100 milyarlarla ifade edilen bir kaynağı yönetecek de ondan. Aynen toplam tutarı 125 milyar lirayı bulan İşsizlik Fonu  gibi. Ya da toplam tutarı 90 milyar liraya geçen Bireysel Emeklilik Fonu gibi.

-Bu fonların yanına şimdi bir de Kıdem Tazminatı Fonu gelecek. Kısa sürede de bu fonun büyüklüğü bir kaç 100 milyar lirayı bulacak. Berat Albayrak açıklamasında Bireysel Emeklilik Sistemi ile Kıdem Tazminatı Fonu’nun 5 yılda GSYH’nın yüzde 10’una ulaşacağını söyledi. Yüzde 10’un karşılığı 80 milyar dolar ve yaklaşık 500 milyar lira.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trabzon uyarıldı!
Trabzon uyarıldı!
Kesgin’in avukatı davadan çekildi
Kesgin’in avukatı davadan çekildi