Reklam
Reklam

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Diyanet' açıklaması

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Çelik, cuma hutbesinde 30 Ağustos'la ilgili bölümde CHP'lilerin 'Atatürk neden zikredilmilmedi' şeklindeki eleştirilerine yanıt verdi. Diyanet İşleri Başkanı'nın son yaptığı duayı basın mensuplarına dinleten Çelik, burada Atatürk'ün de zikredildiğini, onun için de dua edildiğini belirtti.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Diyanet' açıklaması
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Diyanet' açıklaması Admin
Bu içerik 72 kez okundu.
Reklam


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. 

 

Çelik, toplantıda, Teşkilat Başkanlığının sunumunun değerlendirildiğini aktardı.

Adli yıl açılış törenini hatırlatan Çelik, bu konuda bazı spekülasyonların gerçekleştirildiğini, "bazı baroların protestosu" gibi ideolojik angajmanla yapılmış yaklaşımlar görüldüğünü belirtti.

 

Çelik, Türkiye için önemli olan bir toplantının gerçekleştirildiğini dile getirerek, yasama, yürütme ve yargının temsilcilerinin önemli konuları ele aldığını söyledi.

"CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ MİLLETİN EVİDİR"

AK Parti Sözcüsü Çelik, adli yıl açılış töreninin ardından da "Tören Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde neden yapıldı? Bu yargı bağımsızlığına halel getirmiyor mu?" şeklindeki tartışmaları sürdürme tavrının devam ettiğini anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki birimlerin, devletin tüm birimlerinin toplantılarının yapılması ve ihtiyaçlarının karşılanması için düzenlenmiş bir yapı olduğuna işaret eden Çelik, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin milletin evi olduğunu vurguladı. 

Çelik, "Buradaki toplantıların bu şekilde bir tartışmanın konusu olması, mekan tartışması düzeyinden ideolojik tartışmaya bağlanan, hiçbir şekilde mantığı olmayan yaklaşım olarak ortaya çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"SON DERECE ÖNEMLİ BİR TOPLANTI"

"Türkiye'nin geride bırakması gereken dar ideolojik bakış açısı çeşitli vesilelerle gündeme geliyor." diyen Çelik, şöyle devam etti:

"Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı dediğimizde, savunma makamının kendi gündemine hakim olması, hak ve kabiliyetlerinin geliştirilmesiyle ilgili konular gündeme geldiğinde, esas olarak en büyük sorunlardan bir tanesinin bu ideolojik yaklaşım olduğunun altını çizmek isteriz. Böyle bir günde son derece önemli toplantı, önemli bir değerlendirme platformu olarak ortaya çıkmıştır."

Çelik, yeni adli yılın adalet duygusunun daha ileri noktalara taşındığı dönem olması temennisinde bulundu.

"LÜBNAN CUMHURBAŞKANI'NIN SÖZLERİNİ REDDEDİYORUZ, PROTESTO EDİYORUZ"

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın "Osmanlıların Lübnanlılara devlet terörü uyguladığı"na yönelik açıklamalarını hatırlatan Çelik, bu ifadelerin dar bakış açısıyla ortaya konduğunu ve yakışıksız olduğunu vurguladı.

Çelik, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Bu ifadeleri tümüyle reddediyoruz, protesto ediyoruz. Lübnan Cumhurbaşkanı, Osmanlı'nın Lübnanlılara devlet terörü uyguladığı şeklinde bir ifadede bulunuyor. Bunun son zamanlarda ülkelerinin müfredatlarında, Osmanlı İmparatorluğu'na karşı olumsuz yaklaşımlar ortaya koydukları söylenen birtakım ülkelere sinyal gönderme şeklinde yaklaşım mı olduğunu merak etmekteyiz. Çünkü bu derece mesnetsiz ve ön yargılı açıklama yapılmasının hiçbir mantığı yoktur. Ne Lübnan-Türkiye ilişkilerine faydası vardır ne de tarihi gerçeklerle uyuşmaktadır."

"LÜBNAN KARDEŞ BİR ÜLKEDİR"

Çelik, "devlet terörü" ifadesini kınadıklarını yineleyerek, Osmanlı döneminde bölgenin barış içerisinde yaşadığını hatırlattı. 

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'ın, Osmanlı'nın çekilmesinin ardından bölgedeki kaynakları sömürenleri nüfus sahibi kişiler, odaklar, devletler olarak değerlendirdiğine, bunun da sömürge yönetimler karşısındaki tipik ezikliğin ürünü olduğuna dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

"İlişkilerimizi zehirleyen bu tip açıklamalar yerine ilişkilerimizi daha iyiye götürecek, tarihi gerçekleri saptırmayan, mantığa ve tarihi belgelere uygun yaklaşım sergilenmesini bekliyoruz. Lübnan kardeş bir ülkedir. Hiçbir şekilde birtakım açıklamalarla, siyasilerin davranışlarıyla aramızdaki ilişkiler bozulacak değildir. Lübnan'la ilişkilerimiz, kardeşlik ilişkisine, derin tarihi hukuka, gelecek perspektifine dayanmaktadır."

"SÖMÜRGE DÖNEMLERİNİ YÜCELTEN AÇIKLAMA YAPILMASINI ÜZÜNTÜYLE KARŞILADIK"

Çelik, Lübnanlılara acı çektirmiş sömürge dönemlerini yücelten açıklama yapılmasını üzüntüyle karşıladıklarını da ifade etti.

"OSMANLI BÖLGEYE GELDİĞİNDE 'BÜYÜK LÜBNAN' DİYE BİR ÜLKE YOKTU"

Açıklamanın kasıtlı ve siyasi olarak yapıldığını düşündüklerini söyleyen Çelik, Osmanlıların bölgeye geldiğinde büyük Lübnan diye bir ülkenin bulunmadığını, Osmanlı tarafından siyasi kontrol ele alındığında da savaşın söz konusu olmadığını anlattı.

Çelik, Lübnanlı makamlarla ilişkilerin daha iyiye gitmesi konusunda kararlılıklarının tam olduğunu sözlerine ekledi.

"NATO İLE İLİŞKİLERİ ELEŞTİRİ KONUSU YAPMAK PROPAGANDADAN İBARET BİR YAKLAŞIM"

Türkiye'nin kendi savunma sistemini güçlendirmek için bulunduğu girişimlere karşı konan tavırlara ilişkin Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

"Bunu sanki ittifaka (NATO) karşı ya da uluslararası ortaklarımıza karşı meydan okuma gibi sunanların aslında ortaya koydukları tavrın herhangi bir şekilde siyasi ya da diplomatik bir değeri yok." 

Çelik, Türkiye'nin NATO ile ilişkilerini ikide bir eleştiri konusu yapmanın, baştan aşağıya propagandadan ibaret yanlış bir yaklaşım olduğunu belirtti.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, bir soru üzerine, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi milletin evidir. Orada herhangi bir şekilde kaçak durum söz konusu değildir." diye konuştu.

İBB'NİN BAZI VAKIFLARLA ARASINDAKİ PROTOKOLLERİ İPTAL ETMESİ

Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bazı vakıflar arasındaki protokollerin iptaline ilişkin soruya ise "Onlar yine gençlere ulaşmaya devam edecek, yine yardım etmeye devam edecek." yanıtını verdi.

30 AĞUSTOS'LA İLGİLİ HUTBEYE GELEN ELEŞTİRLER VE DİYANET

Diyanetin hassas bir kurum olduğuna dikkati çeken ve günlük siyasi polemiklerin dışında tutulması gerektiğini vurgulayan Çelik, konuyla ilgili şöyle konuştu:

"Diyanet İşleri Başkanlığı önemli bir kurumdur. CHP'nin Diyanet İşleri Başkanlığı'yla hem kurumsal, hem ideolojik bir kavgası olduğunu, bu kuruma karşı son derece temelden, kurum ne yaparsa yapsın, ideolojik bir hoşnutsuzluğu olduğunu biliyoruz. Bu herkesin malumudur zaten.

Burada, Sayın Cumhurbaşkanımız'ın da Diyanet İşleri Başkanımız'ı gerek kurumu yönetmesindeki performansı, gerek PKK ve FETÖ gibi örgütlerin gençlerimize ve insanımıza dönük zehirleyici propagandalarına karşı yaptığı faaliyetler sebebiyle takdir ettiğini bir kere daha belirtmek isterim.

"ATATÜRK KONUSUNDA HERHANGİ BİR TARTIŞMA YOKTUR"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk konusunda herhangi bir tartışma yoktur. Ülkemizin kurucu önderidir ve her zaman minnetle ve saygıyla anıyoruz.

"OSMANLI İLE TÜRKİYE'Yİ KAVGA ETTİRMEYE GEREK YOKTUR"

Osmanlı İmparatorluğu ile Türkiye Cumhuriyeti'ni birbiriyle kavga ettirmeye gerek yoktur. Büyük bir devlet geleneğinin binlerce yıllık takipçileriyiz.

"DİYANET'İN YAYINLARINDA, DERGİLERİNDE BİLE ATATÜRK'Ü GÖREBİLİRSİNİZ"

Atatürk'e saygı konusunda, Atatürk'e dönük olarak gereken ihtimamın gösterilmesi konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da bir problemi yoktur. Zaman zaman ibadetin bir parçası olarak gündeme getirilen çeşitli konuşmalarda, söylemlerde, dualarda belli bir gündeme odaklanarak bu tip tartışmalar yapılıyor.

Ama dergilerine bakarsanız, çıkardığı yayınlarına bakarsanız, mevcut Diyanet İşleri Başkanımız'ın yaptığı çeşitli konuşmalara bakarsanız, bütün bu iddiaların boş olduğunu, gereken saygını gösterildiğini görürsünüz.

"DİYANET İŞLERİ BAŞKANI TÖRENLERDEKİ DUALARINDA ATATÜRK'ÜN ADINI ZİKREDİYOR"

Örneğin size, son olarak Çanakkale törenlerinde yaptığı duayla ilgili bir bölümü dinletmek isterim: (Duadan: "250 bin şehidimiz için okunan 250 bin hatm-i şerifi, başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, bütün şehitlerimizin, gazilerimizin ruhlarına ve onları yetiştiren annelerin babaların ruhlarına hediye ediyoruz. Sen vasıl eyle Allahım...")

Bu, devlet erkanının önünde yapılan bir duadır. Görüldüğü gibi başta, Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimize, onların anne babalarına, mevcut Diyanet İşleri Başkanımız tarafından yapılan bir duadır.

"DİYANET HASSAS BİR KURUMDUR, GÜNLÜK SİYASİ POLEMİKLERİN DIŞINDA TUTULMALIDIR"

Diyanet, hassas bir kurumdur. Diyanet, günlük siyasi polemiklerin dışında tutulmalıdır. Dediğim gibi, devletin bütün kurumları, Cumhuriyetimizin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e gereken saygıyı gösterme konusunda bir hassasiyet içindedir."
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trabzon uyarıldı!
Trabzon uyarıldı!
Kesgin’in avukatı davadan çekildi
Kesgin’in avukatı davadan çekildi